
Dürüst olalım: Banyo aynasının arkasına ısıtıcı yerleştirmek, adeta ateşle oynamak gibidir. Bir tarafta yüksek sıcaklık varken, diğer tarafta buhar, su damlaları ve nem bulunur. Eğer yalıtımı doğru yapmazsanız, arızalar meydana gelebilir ve kimse banyosunda böyle bir durumu istemez.
Suyun içeri girmesini engelleme Her şeyin güvende kalması için ısıtma elemanları olarak yüksek saflıkta kuvars cam kullanılır. Neden mi? Çünkü bu cam, hızlı bir şekilde ısınma ve soğuma durumlarını sorunsuz bir şekilde karşılayabilir.
Ancak asıl tehlike, tungsten ipliğinin kurşun tellerle buluştuğu noktadadır. Orası zayıf noktadır. Eğer oraya nem sızarsa, tüm sistem bozulur. Bunu çözmek için cam-metal contalar kullanılır. Bu sayede su, lambanın içine giremez.
Bağlantıların detayları Kullandığınız bağlantı elemanları, cihazın bir yıl mı yoksa on yıl mı dayanacağını belirler. Genellikle R7 veya yaylı temas noktaları tercih edilir; ancak bunlar açıkta bırakılamaz. IP sertifikalı bir kasa gereklidir.
Ben her zaman bu bağlantıları seramik veya ısıya dayanıklı silikon kılıflarla kaplamayı öneririm. Bu sayede yoğuşma sonucu canlı pin ile şasi arasında su köprüsü oluşmasını engellerim. Ayrıca, ayna kutusunun mutlaka özel bir topraklama sistemine bağlı olmasını sağlayın. Böylece bir sorun olursa, devre kesici hemen devreye girer ve herkes güvende kalır.
Isı ile güvenlik arasındaki denge İşte burada bir denge söz konusu. Kısa dalga lambaları hızla ısındığı için harikadır; ancak çok fazla enerji tüketirler. Eğer ince teller kullanırsanız, voltaj düşümleri ve aşırı ısınan terminallerle karşılaşırsınız.
1.5mm²’lik ısıya dayanıklı kablolar kullanmak daha güvenli bir seçenektir.
Ayrıca hava akışını da göz önünde bulundurun. Eğer ayna kutusu çok sıkıysa, hava hareket edemez. Kabloların izolasyonu zamanla eriyip soyulur ve bu da felaket anlamına gelir. Kablolarınızı kuvars tüpünün doğrudan etki alanından uzak tutarsanız, her şey yolunda gider.